11 Nisan 2014 Cuma

KİTAP 1 # (ÖDÜLLÜ BİR KİTAP) KAZAN TÖRENİ - AZİZ NESİN



KİTABIN ADI: Kazan Töreni  
YAZARI : Aziz Nesin
BASKI: 9.Baskı / 1982
YAYINEVİ: Cem-May 
KİTABA VERDİĞİM PUAN VE BEKLENTİM: 10 Puan / Beklentimi kesinlikle karşıladı :)

       MİZAH BENİM İÇİN ÇOK CİDDİ, TEK ALAYA ALMADIĞIM KONUDUR*

                                                                              AZİZ NESİN 
      Kitabı yeni bitirmiş bulunuyorum. Başlıkta da belirttiğim üzere uluslararası ödüllü bir kitap olan ''Kazan Töreni''nin gerçek ismi Mehmet Nusret Nesin olan rahmetli yazarı Aziz Nesin için büyük bir önemi olduğu kadar benim için de blogumun ilk tanıtım kitabı olması yönünden bir önemi var, her ne kadar karşılaştırmam egoistçe olsa da :)

      Açıkçası ilk tanıtımımın aktörünün bu kitap olması yönünden çok memnunum,kitap beklentilerimi karşılamakla kalmadı; ayrıca kitabın sonunda yer alan, yakından tanıdığımız çok ilginç isimler tarafından  Aziz Nesin'le kitap ve ödül hakkında yapılmış röportajlar, köşeyazıları ve ilgili haberler ne yalan söyleyeyim kitaptan daha çok ilgimi çekti:)
Aziz Nesin kitaplarını bilen bilir kalemi akıcı, lafı dolandırmadan, süslü ağdalarla uğraşmadan son derece yalın günlük bir dille anlatacağını anlatan, gündelik hayatta hepimizin yaşadığı ama pek de önemsemediği noktaları mizahlaştırarak gözümüzün önüne koyan, bilhassa da (okurken en çok keyif almamı sağlayan bir özelliğidir bu ) yerel ağızları çok gerçekçi şekilde kağıda aktaran, edebiyat dünyamızın kendi alanında tanıdığım en başarılı yazarı. Şunu da belirtmeden edemeyeceğim her Aziz Nesin kitabı okuduğumda nedense bir rahmetli Kemal Sunal filmi izliyor gibi hissediyorum kendimi ve birçok karakteri Kemal Sunal olarak konuşturuyorum. Bu sizlere de oluyor mu acaba? gerçekten merak ettim:)

      Öncelikle kitabımız 1957 yılında Bordighera (İtalya)-Mizah yazarları arasında düzenlenen ''Beynelminel Hikaye Müsabakası''nda hikaye dalında ''YILIN BİRİNCİLİĞİ''ni almış üstelik rahmetli Aziz Nesin bu ödülü bir önceki yıl aynı yarışmada yine 1.likle kazanmış, kimseye kaptırmamış ve aynı yıl karikatür alanında ise rahmetli karikatürist Turhan Selçuk 1.lik ödülüne layık görülmüş.

      Kitabımıza  dönersek kitap, birbirinden gülünç 24 kısa mizahi öyküden oluşmakta ve kitaba adını veren öykü ise ilk öykü olarak karşımıza çıkmakta.Kitaba adını veren öykümüz; kitabın ilk basım tarihini 1957 olarak gözönüne alırsak o yıllarda yapılan açılış törenlerinde şampanyalı, ıstakozlu, havyarlı lüks ziyafetlerdeki insanların gelsin karides gitsin havyar mantığıyla ziyafetlere katılmaları, yiyecekleri tüketirken ne açılışın nedeninin ne de konuşmacının ne dediğinin önemli olmaması hususunu mizahi şekilde ele alıyor ve ismine yakışır şekilde, açılış törenimizin konusunu ise bir elektrik santralinin dördüncü kazanının yerine konması oluşturuyor; ama kazanın, davetlilerin geliş nedeni olan lüks ziyafet masalarını donatan yiyeceklerin yapıldığı kazan mı yoksa davetlilerin tahminlerince çamaşır kazanı mı olduğu belli değil; amaaan canım sen de! yemek, ziyafet olsun da açılışın, gelen gidenin , kazanın ne önemi var :)

       Benim en çok beğendiğim, sabah bir hışımla ailemi kahvaltı masasında eski günlere götürmemi ve güldürmemi sağlayan öykü ise ''Dolmuşun Kapısı'' adlı kapıları bir türlü açılmayan dolmuşların ve bu dolmuşlara binme zorunluluğu ile kapıları açamaması yüzünden şoför ve onun bozacıları müşterilerin azarları, hakaretleri arasında süklüm püklüm olma zahmetine katlanan bir vatandaşımızın aşırı komik dramı.Haa dolmuş dedimse bu bildiğimiz dolmuşlardan değil sanırım, Yeşilçam filmlerinde yer alan sarı ,mavi gibi renkleri yanı sıra kenarlarında siyah beyaz şeritleri olan otomobil dolmuşlarından. :)

     Ayrıca belirtmem gerekirse ''Yaşasın Züğürtlük'' ve ''Verem Olmak Lazım'' adlı iki öykü de en beğendiklerim arasında.Yaşasın Züğürtlük, paran mı var derdin varı bize en anlatılır şekilde mizahlaştırarak anlatırken, Verem Olmak Lazım ise kışı sıcak yuvasında geçirmek adına bir vatandaşın belediyeden kömür almak için gereken bürokratik engeli aşabilmek adına işi verem olmaya hatta ölüme vurmaya kadar götürmesini ve en sonunda mizahi şekilde eleştiri oklarını fırlatmasını konu alıyor:)

     Kitap hakkında bu kadar sohbet yeter şimdi gelelim kitabın sonunda yer alan bomba kısım röportajlar, köşeyazıları ve haberlere :)

      Aziz Nesin kendisiyle yapılan kitabın ödül almasıyla ilgili tüm röportajlarda her iki yarışmada da 1.geleceğini bildiğini ve bunu bütün arkadaşlarına söylediğini belirtiyor.15 Ağustos 1957 günü Dolmuş dergisinden İlhan Selçuk'la yaptığı röportajda bu ifadesi üzerine kendisine yöneltilen ''fakat bu kendini beğenmişlik olmuyor mu?'' sorusuna ise ''Kat'iyen asıl kendini beğenmişlik tevazu göstermektir...Ben kendimi değil çalışmamı beğeniyorum.Çalışmamda birinciliği kimseye vermem,çok çalışıyorum...'' şeklinde cevap vermiş.

       Kitapta Orhan Seyfi Orhon'un kendisi hakkında yazdığı bir köşeyazısı olmakla beraber Oktay Akbal, Peyami Safa, Cevat Fehmi Başkut, Adnan Veli, Yusuf Ziya Ortaç, Turhan Selçuk, Hıfzı Topuz gibi önemli şahsiyetlerin de ödül ve yazar hakkında görüşleri yer almakta.

       Kitabın sonundan Aziz Nesin'in Türk ve Dünya edebiyatlarında hangi mizahçıları beğendiğini de öğreniyoruz:
Dünya edebiyatından mizahçılar;Haşek, Mark Twain, Marcel Ayme, Jerom K.Jerom, Zosçenko.
Türk edebiyatında ise; Rıfat Ilgaz, Adnan Veli, Bülent Oran,Hüseyin Rahmi, Orhan Cemal vs ( en kısa zamanda bu yazarların da kitaplarını okuyup sizlerle buluşturmaya çalışacağım:) )

      Aziz Nesin hakkında kitaptan dolayı daha sonra bir dava açılması ise ayrı bir olay hatta ''Sülün Osman pırrr'' adlı hikayedeki Sülün Osman adlı o zamanın ünlü dolandırıcılarından ve o sıralar cezaevinde bulunan zad da  Aziz Nesin'e kitabında yer alan hikayede ''Sülün Osman pırrr'' diyerek manevi şahsiyetini tahkir etmesinden dolayı dava açmış.Bunlarla ilgili haberler de mevcut kitapta.Tabi bu kısımlar işin edebi olmayan magazinsel yanı :)

      Yazımın sonuna gelirken benim için son derece keyifli ve okumanız hususunda tereddütte olunmayacak bir kitap olduğunu belirtmem gerek, umarım yazım da sizler için keyifli olmuştur ve bundan sonra da yazılarımı takip etme hususunda tereddüdünüz olmaz.Buraya kadar dayanıp okuduğunuz için sizlere teşekkür ediyor, hatam olduysa affınıza sığınıyor ve bir başka kitapta buluşmak dileğiyle hepinize bol kitap okumalı günler diliyorum :)

KAYNAK                                                                                                                        
*6 Ağustos 1957 günlü 'YENİ GAZETE'  Tahir Kutsi Makal'ın yaptığı röportajdan.    


Yazarın okuduğum / başta okumak istediğim önerebileceğim kitapları: Rıfat Bey Neden Kaşınıyor?/ Zübük, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Şimdiki Çocuklar Harika.                                                        
               

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...