8 Temmuz 2015 Çarşamba

KİTAP 34 # MASALLAR VE TOPLUMSAL CİNSİYET - MELEK ÖZLEM SEZER




MASALLAR VE TOPLUMSAL CİNSİYET

Melek Özlem Sezer

Evrensel Basım Yayın
4.Baskı
Tür: İnceleme/Araştırma
192

          Masallar ve Toplumsal Cinsiyet, toplumların sıkça üzerinde durulan gelenek ve görenekleri dışında, üzerinde pek fazla durulmayan ancak her zaman insanlar arasında canlılığını koruyan masalların göründüğü kadar masum olmadığını gözler önüne seren bir kitap. Her aile çocuklarına hayal güçlerini geliştirmeleri için mutlaka en az bir masal kitabı alır okur, hatırlıyorsa nenesinin dedesinin kendine anlattığı bir masalı da anlatmayı tercih edebilir. Masalın asıl işlevi ise birer öğüt taşımaları bakımından toplumun ahlaki öğretilerini üzeri örtülü şekilde bir kahraman etrafında genç dimağlara aşılamasıdır. Kısacası masallar geleceğin toplumunu oluşturacak küçük bireyleri toplumun geçmişine, ahlakına, kültürüne yine aynı toplumun değerlerinde karılan harç ile bağlama işlevi görüyor.

        Yazar kitaba masalın ne olduğu ile giriş yapıyor, kendisinin ifade ettiği şekilde bunu akademik züppeliğe ihtiyaç duymadan ya da kaynakça kısmını şişirip kağıt ve mürekkep israf etmeden yaptığı bir tanım var. Bu tanım, öğrencilerine 'neyi unutursanız unutun da bunu unutmayın' dediği bir tanım : Masal, bir hayal disiplinidir.

''Masal, bir disiplin olarak anılmayı hak eden özel bir tür olmasının yanı sıra disiplinin düz tanımına da ihtiyaç duyar.Fantastik yapısı, içerdiği tutku, coşkulu yanı ve elbette romantik dalgalanmaları, bir masal dedektifi için dikkat dağıtıcı olabilir ne de olsa. Oysa simgelerin peşinden gidilip ideolojik altyapısı çözüldüğünde, kurduğu gerçekliğin ve kurnazca altbene işlediği iletilerin, yarattığı hayallerden çok daha şaşırtıcı olduğu ortaya çıkacaktır.''

        Toplumların hafızasının ve bilinçaltlarının açığa çıkışı olarak vücut bulan masalların aslında göründüğü kadar masum olmadıklarını vurgulayan, çok iyi bildiğimiz Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Kırmızı Başlıklı Kız, Hansel ve Gretel gibi masallardan örnekler vererek masalların içerdiği şiddet ve pornografik simgelerin çokluğuna değinen yazar bu tarz masalların klasik masallar olduğunu ve bir de klasik masalların karşısında yenilikçi karşı-devrimci masalların olduğunu belirtiyor. Klasik masalın tam olarak ne olduğuna en iyi cevabı yine yazarın kendi ifadesinde buluyoruz ;

''Klasik masalsa bilinçaltı simgelerini ve genetik hafızayı kullanarak, görünür hikayenin altına bambaşka bir hikaye, iktidara hizmet eden ideolojik bir ileti düzeni kurar. İktidara ihtiyacı sorgulayan masallar yerine, yayılması teşvik edilenler de bu tür masallardır. Ama nedense masal güçlü etkisi bilinmesine rağmen o kadar küçük görülür ki, entellektüeller için bile eleştirel dikkatten yoksun kalır.''

        Son cümle masalların toplumsal cinsiyet bağlamında incelenmesinde temel bir nokta. Masalların etkisi o kadar güçlü ki toplumsal cinsiyetimizi en az toplumun diğer mekanizmaları kadar yoğun ama saflıkla, çok da çaktırmadan gerek bilincimize gerek bilinçaltımıza işliyor. Kitapta bu konuda bolca örnekler bulabilirsiniz. Ancak birkaç örnek vermek isterim. Şimdi bildiğiniz tüm masalları gözünüzün önüne getirin. Hah bir de o masallardaki kadınları düşünün. Bu kadınların ortak özellikleri nedir? Öncelikle iyi kadın mı yoksa kötü kadın/Cadı mı? diye bir soru yöneltmeniz gerek. Zira bu iki zıt tiplemeler arasındaki fark o kadar sert çizgilerle çizilmiştir ki. İyi kızlar daima eve, kocasına bağımlı, kadınlık görevlerini en iyi şekilde yerine getiren, sözden dışarı çıkmayan karakterlerdir. Hatta öyle evcimenlerdir ki; Pamuk Prenses öldürülmekten kıl payı kurtulup ormanda cücelere ait küçük evi bulduğunda ev kime ait, evde yaşayanlar hırlı mı hırsız mı, bana zarar verir mi? diye düşünmeden en doğal (!) kadınlık duygularıyla tozu görünce dayanamaz ve evi püripak temizlemeye girişir. 
     
Tanımadığı birinin evine girince hemen temizliğe başladı, ne kadar da temiz bir pamuk kız.
       Ya Güzel ve Çirkin'de babasından intikam almak için kızını kaçıran Aslan'a, güzel prensesin aşık olmasına ne demeli? Bildiğiniz Stockholm Sendromu değil mi? Hayır değil işte. Yazar tüm bu tarz masalların kadını bağımlı kılmak üzere işlemekte olduğunu, buna da güzelliğinin farkında, kaderine hakim, kimse tarafından yönetilmeyen kadın kısacası Femme Fatale korkusunun neden olduğunu belirtmektedir. Güzel ve Çirkin'deki gibi yahut öptüğü çirkin kurbağa prens olan prensesin arzusu ve beklentisinde olduğu gibi bu masallar kadına 'sevmediğin kişiyle evlenmende bir zarar yok, sen kadınlığını yerine getir, sabırla sadakatle bekle elbet sevmediğin çirkin kurbağa ya da çirkin aslan birgün prens olur!' mesajı vermektedir. Sonuç olumsuz olduğunda hatta kadın koca, sevgili cinayetine dahi kurban gittiğinde giydiği tayt, etek boyu, saçının sarı olması bir bahane olmaktadır; gerçek sorun ise şundan kaynaklanmaktadır; 'Ha olmuyor mu? Nasıl olmaz? Olmak zorunda! Olmuyorsa ey kadın sende bir sorun vardır. Yüzyıllarca anlatılan masallarda çirkin kurbağanın prens olmadığı nerede görülmüş? Olmuyorsa sorun kurbağada değil asıl sendedir.' İşte bu beklenti içinde gerek yaşamları gerek bir türlü sevemedikleri zorunluluklarıyla barışamayan, takas ekonomisine kurban giden kadınların hem umutları hem de kendilerine olan güvenleri zamanla kaybolmaktadır.

''Metamorfozun anahtarının kendisinde olduğu söylenen eş, bu anahtara uyacak bir kilit bulmak için ömrünü tüketirken ikili bir acı yaşar : Sevmediği, huysuz ve çirkin bir adama katlanmak ve onu dönüştüremediği, dahası sevemediği için kendini suçlamak.''

 
     Kitapta daha birçok nitelikli ve derinlikli incelemeler var. Bölümler halinde konuları işleyen kitap yukarıda anlatılanlar dışında masallardaki erkek karakterlere ilişkin erginlenme törenlerine de değinmiş. Açıkçası en çok dikkatimi çeken daha önce benim de sorguladığım Hansel ve Gretel masalının bir çocuğa anlatılamayacak hatta çocuğa travma yaşatacak kadar şiddet öğesi, güvensizlik, aldatılma gibi duygular içermesi. Yazar masalın sebep olduğu travmatik olayları teker teker işlemiş. İşte o an bu masalı neden bir türlü tam tamamlayamadığımı, o rahatsızlık duygusunun neden kaynaklandığını anladım. 
   
       Kitap son zamanlarda okuduğum doyurucu bilgi içeren, çekici olduğu kadar bilgi ve farkındalık düzeyimi artıran nitelikli kitaplardan biriydi. İçerisinde klasik Binbir Gece Masallarından tutun  Karşı-devrimci Vişnenin Cinsiyeti gibi masalların da yer aldığı bu kitaptan sonra masal okumak daha zevkli olduğu kadar, kitabın sonunda yer alan 'Sakıncalı İletileri Olan Klasik Masallar Çocuklara Nasıl Tanıştırılmalı' dan sonra birçok masal kitabı da gelecekte çocuğuma okuyacağım masallar listesinden çıktı. 

 
     Bize böyle kaliteli bir kitap sunan Melek Özlem SEZER'in araştırmalarına, kalemine, emeğine sağlık. Hacettepe Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu yazarın yüksek lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları Anabilim dalında almasının okunacaklar listesine böyle muazzam bir kitap eklenmesini sağlamasında katkısı büyük olsa gerek. Masalları bir de farklı açıdan okumak isteyenlere Masallar ve Toplumsal Cinsiyet adlı kitabı ısrarla tavsiye eder, bir masalı çocuğunuza  okumadan/okutmadan önce bir kez daha düşünün derim. 

Herkese keyifli okumalar. 



4 yorum:

  1. Öncelikle ellerinize sağlık. Yazınızda kitap için bahsettikleriniz ve yaptığınız alıntılar oldukça dikkatimi çekti. Farkında olmadan bilinçaltımız nasıl da dolduruluyor? Sayeniz de okunacak kitaplar listeme bir yenisi daha eklendi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar :) tesekkur ederim, aslinda kitaptan yapmak istedigim bircok alinti vardi, ama bunu yapmam okura dahi haksizlik zira kitap o kadar iyi kaleme alinmis ki bu kitabin bir okurun gozunden kacmasi buyuk sanssizlik olur :) evet bilincaltimizda kim bilir neler var, en azindan bu tarz eserler bu bilinmeyeni bilinc seviyesine cikararak bilinir hale getirmesi acisindan da onemli :)

      Sil
  2. İlginç bir konusu varmış gerçekten. Masallara karşı değişik bir bakış açısı kazanmak için okunabilir.
    Bu esere benzer, belki benzemiyor da olabilir ama, Gündüz Vassaf'ın "Cehenneme Övgü" eserini önerebilirim size.
    Farklı bir bakış açısı sunacaktır size. :)

    İyi okumalar diliyorum!

    Zamanınız olursa, kendi bloguma da beklerim.
    http://yazimcakitap.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar :)
      Ne yalan söyleyeyim Gündüz Vassaf uzun zamandır okumak istediğim bir yazar. Cehenneme Övgü, yazarın öncelikli okumak istediğim kitabıydı. Hazır tavsiye de edilmişken kitabın okunma sırasında yerini öne alma vakti gelmiştir. Teşekkürler :)

      Ayrıca blogunuzu çok beğendim, benim ilgime hitap eden kaliteli içerikle donatılmış bir blog. Yazılarınız elimden geldiğince takip edeceğim, emeğinize sağlık. Keyifli okumalar ve paylaşımlar dilerim :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...