20 Haziran 2016 Pazartesi

DOSYA 1 # GÖRDÜĞÜMÜZÜ VE BİLDİĞİMİZİ SANDIĞIMIZ ŞEYLERİ NE KADAR GÖRÜYOR VE BİLİYORUZ?


Fotoğraf www.fasttech.com'dan alınmıştır

    'Change Blindness' meali ile 'Değişim Körlüğü' beynimizin bize oynadığı oyunlardan sadece birisidir. Bakmak ve görmek arasındaki o ince farka da tam on ikiden vuran bir kavramdır. Beynimiz gözümüzün odaklandığı noktada sadece ihtiyacı olan, bilme gerekliliği duyduğu verileri algılar. Odaklanılan nokta dışında gördüğümüzü sandığımız çoğu şey ise bir varsayımdan ibarettir. Odak dışında kalan değişimleri fark etmek ise ancak özel bir inceleme ve efor sarf etme ile mümkündür. Bu durum sadece biyolojik alanda değil; sosyolojik, kültürel, siyasi birçok alanda da farklı adlar altında varlığını devam ettiriyor. Yaşadığımız toplumun arka planında meydana gelen değişikliklere günlük hayatın rutininde kaybolarak dikkat etmememiz; kültürel olarak benimsediğimiz birçok kavramı ipso facto ( kaçınılmaz bir sonuç olarak ) kabullenip, doğru ya da yanlış olmasını sorgulamadan durumlara uygulamaktan çekinmememiz; siyasi platformda toplumu galeyana getirecek veya tepki toplayacak birçok siyasi icraatin sorumluluğundan kaçınmak için siyasilerin halkın dikkatini daha kışkırtıcı ve gündelik polemiklere yöneltecek girişimlerde bulunması ve halkın her şey gözlerinin önünde olup biterken, aleyhine olan bitenlere odaklanmak yerine ilgisini bu gereksiz, popülist yaklaşımlara yöneltmeye devam etmesi 'Change Blindness' denilen kavramın birçok alanda karşımıza çıkabileceğini örnekleyen durumlardır. Kimi zaman ön yargı, kimi zaman algı operasyonu, kimi zaman öngörü, kimi zaman tanık olma, kimi zaman tecrübe, kimi zaman tarafgirlik gibi adlar altında kendini gösteriyor. Ancak aslolan şey ise kendimizi sadece olana odaklanmış ve bize yetecek kadar her şeyi bildiğimizi hatta çoğu zaman en doğrusunu bildiğimizi düşünerek geçirirken, gerçeklerin bize rağmen değişmesi, dönüşmesi, farklılaşması ancak bizim bunları fark edemeyecek kadar kendi bildiklerimize tek doğruymuş gibi sarılmaya inatla devam etmemizdir. Bir çocuk gibi her daim yeniliklere, değişimlere açık olmak ve merak duygusunun pekiştirdiği sorgulamalara devam etmek, yanılabileceğimiz gerçeğinin her zaman olanaklı olduğunu kabul etmek gerekli. Bertrand Russell '' Düşüncelerim için ölmeyi göze almam; çünkü yanılıyor olabilirim. '' der. Yanılmak işin tabiatında vardır, önemli olan yanılıyor olma olasılığını kabul edebilme yürekliliği ve açık fikirliliği ile arayışa devam etmektir. Yolda olmaktan, cesaretle sorgulamaktan vazgeçmemek dileğiyle.



2 yorum:

  1. Buma benzer bir şey ben de izlemiştim. Onda da aynı kıyafette iki kişiden birisi erkek olup sakallı bıyıklı olduğu halde onu güzel kadın diye seçebiliyorlardı :)

    İnsan inanamıyor düştüğü yanılgıya.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi? Beyin ve yaşadıklarımız başlı başına bir bulmaca. İnsanlar olarak kendimize ve yaptıklarımıza çoğu zaman gösterdiğimiz aşırı güven ile bu bulmacayı daha da çözülmez hale getiriyoruz. :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...