28 Temmuz 2014 Pazartesi

KİTAP 20 # HAMLET - WILLIAM SHAKESPEARE



HAMLET
/ HAMLET

William Shakespeare

Çeviri: Sabahattin Eyüboğlu


Türkiye İş Bankası
Kültür Yayınları
11.baskı 2014

Tür: Tiyatro

185 sayfa



''Olmak ya da Olmamak
İşte bütün mesele bu.''


    İşte o meşhur iskelet kafayla diyalog ( hatta monolog) sahnesi ve o meşhur cümlenin yer aldığı William Shakespeare kitabı: Hamlet.

   Başta bu cümle olmak üzere kitabın kendisi baştan aşağıya derin anlamlı cümlelerle dolu.
Lakin bu meşhur cümle kitapta  yukarıdaki şekliyle yer almıyor, sayın Sabahattin Eyüboğlu;

 ''Var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu!''

şeklinde çevirme tercihinde bulunmuş dizeyi, buna bakarak sakın kitabın hakkıyla çevrilmediğini düşünmeyin çünkü sayın Eyüboğlu'nun çevirisi kesinlikle muhteşem.Kendisinden daha önce Ömer Hayyam'ın Rubailerini de okumuş biri olarak çevirilerinin kalitesinin belki de tartışmaya en az açılacak çevirmenlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Zaten olabildiğince iyi çevirmek için kaç kaynak karıştırdığından aynı zamanda da eserin çevirisinin zorluğundan bahsetmiş sayın Eyüboğlu.İngilizcesi kitaplardan öğrendiği kadar olduğu için bulabildiği Fransızca ve Türkçe kaynaklardan çevirmeye çalıştığını da eklemiş. Yararlandığı çevirilerden birinin Halide Edip Adıvar'a ait olması ise hayli ilgi çekici geldi bana.Kısaca kitapta Sabahattin Eyüboğlu'nun bu husustaki incelemelerini, çalışmalarını da bulacaksınız.

     Sabahattin Eyüboğlu'nun Shakespeare eserinin çevrilmesi hususunda belirttiği şu ifadelere burada da yer vermek istiyorum, çünkü Shakespeare gibi bir yazarın eserinin çevrilmesinin, kitaplarının ingilizcesini de okumaya çalışmış biri olarak ne denli zor olduğunu tahmin edebiliyorum;

''...Böylece her çeviricinin Shakespeare'i bir başka hale soktuğunu gördüm.Kimbilir ben de ne hale sokmuşumdur, ister istemez.Şairleri kuşa çevirmek çeviriciliğin şanındandır.Ama kuşa çevirdiğiniz şairler bizim taktığımız bücür kanatlarla da uçabiliyorlar ne hikmetse.Büyük soluklarının rüzgarlarıyla belki.Her çeviren kendi dünyasına çekmiş Hamlet'i.Ama Hamlet de buna en elverişli eserlerden biri doğrusu.Kişileri, sözleri, olayları ne kolay benimsenebiliyor, kendi çevremizde gördüklerimize benzetilebiliyor.Hamlet hem ne kadar kendisi, hem ne kadar bütün çağların adamı.Konuştuğu dilin tadına hem yalnız İngilizcenin daniskasını bilen varabilir, hem de benim gibi az bilen.En güzel masalları hem büyüklerin hem de küçüklerin tattığı gibi.''



    Kitabın sonunda yer alan William Shakespeare'in hayatı kısmında öncelikle yazar olarak İngiliz şairlerinin değil bütün İngilizlerin en ünlüsü, en çok bilineni, insan olarak en az bilinenlerinden biri olduğundan bahsediliyor. William Shakespeare ile ilgili çok ilginç bilgiler yer alıyor kitapta, aslında böyle birinin hiç var olmadığı iddiaları yanı sıra, böyle birinin var olup da başkasının eserlerini arakladığı iddialarına kadar her türlü spekülatif bilgi var.Hatta Shakespeare'in bilinen Shakespeare olmama olasılığı bile varmış, bu kişi Francis Bacon, William Stanley, Roger Manners veya Edward de Vere bile olabilirmiş.O halde bildiğimiz kesin bir şey varsa o da bu eserlerin kesinlikle yazılmış olması ve elimizdekilerin gerçek birer şaheser olmasıdır.Sanıyorum ki yeri geldi mi edebi haz arayan bizlere bu yeter de artar bile.

   Ayrıca Hamlet'in üç farklı kaynaktan derleme ve üstüne katılan özgün çalışmayla oluşmuş olma olasılığından da bahsediliyor:

''Hamlet'in trajik hikayesi eski kuzey masallarına bağlanıyor.Bilinen en eski adı 13. yydan kalma bir metinde Amiothi imiş.Bir İzlanda kahramanı.Bu kelimenin İskandinav dillerindeki Othi sözüyle ilgisi olduğu sanılıyor.Othi ilkin savaşta azgın, sonra deli anlamında kullanılmış.

12.yy.de Latince yazılıp 1514'te Paris'te yayımlanmış olan Danimarkalı Saxo Grammaticus'ın Danimarka Tarihi adlı kitabında da aynı efsaneleşmiş kahramanın deliliğinden söz ediliyormuş.

1580'lerde Belleforest adlı bir Fransız derlemecisinin Trajik Hikayeler'inde Saxo'nun anlattıkları değişmiş olarak bulunuyor.Bu değişmiş hikaye İngilizceye de The Hystorie of Hamlet diye çevriliyor.

İşte Shakespeare bu üç metinden ve daha başkalarından yararlanmış olabilir.''

    Kısaca kitapta Hamlet'e ve Shakespeare'e dair birçok şey buluyoruz.Okuyacaksanız eseri Hasan Ali Yücel Klasiklerinden edinmenizi tavsiye ederim.


    Kitabın konusuna gelirsek, Hamlet, Danimarka Kralı'nın oğludur, babası yakın zamanda ölmüş ve Danimarka Kraliçesi olan annesi Gertrude ise bunun üzerine kocasının erkek kardeşi Claudius'la evlenmiştir.Babasının ölümünün ağırlığını kaldıramayan Hamlet son gelişmeler karşısında Kral olan amcası Claudius'tan iyiden iyiye nefret etmeye başlar, hayatın ölümle son bulan hiçliğinden daha ağır bulduğu annesinin evlilik merasimine ve sadakatsizliğine, acımasız hafızasına karşı tepkisini ise şu mısralarla ortaya koyar:

''Ah bu katı, kaskatı beden bir dağılsa,
Eriyip gitse bir çiy tanesinde sabahın!
Ya da Tanrı yasak etmemiş olsa
Kendi kendini öldürmesini insanın!
Tanrım! Ulu Tanrım! Ne bunaltıcı, ne berbat,
Ne tatsız, ne boş geliyor bu dünya bana!
Ah ne iğrenç, Ne iğrenç! Bakımsız bir bahçe ki
Azgın bitkileri tohuma kaçmış,
Pis, kaba ne varsa tabiatta sarmış içini.
Bu muydu olacak iki ay sonra ölümünden?
O kadar bile değil, iki ay bile olmadı.
O yüce kralı bir düşün, bir de buna bak!
Biri Güneş Tanrısı, Öteki bir orman şeytanı!
Nasıl da severdi annemi?
Esen yellerden sakınırdı yüzünü.
Yerler, gökler; unutsam olmaz mı bunları?
O da nasıl düşerdi babamın üstüne?
Sevgiyle beslendikçe artar gibiydi sevgisi.
Öyleyken, bir ay içinde... Düşünmesem daha iyi.
Kadın zaaf demekmiş meğer! Kısacık bir ay...
Daha eskimedi o gün giydiği pabuçlar
Babamın tabutu ardında yürürken,
Niobe gibi, iki gözü iki çeşme...
Nasıl olur, o kadın, evet aynı kadın
-Tanrım beyinsiz bir hayvan bile 
Daha fazla acı çekerdi- amcamla evleniyor;
Babamın kardeşiyle; öyle de bir kardeş ki
Ben Herakles'e ne kadar benzemezsem
O da o kadar benzemiyor babama.
Bir ay içinde...Yalancı gözyaşlarının tuzu
Daha yakarken kızarmış gözlerini
Evleniyor bu adamla.Ne kıyasıya bir acele bu!
Ne azgın bir atılış haram döşeğine!
İyi değil, iyilik de çıkamaz bundan.
Ama boğ kendini yüreğim; dilimi tutmak gerek!''

(-fiyuvvv yoruldum yazarken- Ne harika bir dize değil mi? Evet kitapta en çok beğendiğim ve defalarca okuduğum yer bu kısım oldu, kitap baştan sona bir sanat eseri. Shakespeare'in neden bu kadar önemli olduğunu anlamak zor olmasa gerek)


    Bir gece Kral babasının hayaleti saraya dayanır ve buna şahit olan Hamlet'in yakın arkadaşları şaşkın halde durumu derhal Hamlet'e bildirir, buna inanmakta güçlük çeken Hamlet babasının hayaletiyle bir başka gün karşılaşır ve bu karşılaşma sonucu acı gerçeği öğrenir.İşte kitabımız bundan sonra yalanların içinde akıllı kalmaktansa deliliğin sert kalkanı arkasına sığınarak güçlü kalmaya çalışan Hamlet'in intikam ağlarını adım adım örmesini konu alıyor.İntikamdan gözü dönen Hamlet büyük aşkı Ophelya'yla bile ayrı düşüyor, Ophelya'nın kardeşiyle düşman, babasının ise ... neyse orayı söylemeyeyim. Sonuç olarak kitabın sonu tam bir trajedi. İntikamın her zamanki gibi bir taviz olduğunu en net şekilde ortaya koyuyor.


   

   Kitabı kesinlikle okumanızı hatta Shakespeare'i mutlaka okumanızı salık veririm.Okumamanız William Shakespeare'den çok kendinize yapacağınız büyük bir haksızlık olur, lütfen bu haksızlığı kendinize yapmayın, lütfen.

''Zalim oluşum iyi bir insan olmak için yalnız''


Ek olarak; 
bu sene Devlet Tiyatroları bünyesinde Ankara'da Shakespeare ayı düzenlendi ve Shakespeare'e ait birçok eser deneyimli ve başarılı oyuncular tarafından canlandırıldı.Bu sene de böyle bir durum olursa sizi haberdar etmeye çalışacağım.Bir tiyatro delisi olarak her ne kadar Macbet'in gününü karıştırarak kaçırmış olsam da bundan sonra gerek kendimi gerek sizleri bu hususta olabilecek intizamı göstererek net bir şekilde bilgilendirmeye çalışacağım.

    Son olarak kitaptan sevdiğim bir dizeyle de bu yazıma son vermek istiyorum, herkese keyifli okumalar diliyorum:

Bırak, haşmetli budalaların
Pabucunu yalasın dalkavuk dilleri,
Ayak öpmenin çıkar sağladığı yerde yalnız,
Çözülsün dizlerin gevşek bağları!


böylece;
17.yüzyılda yazılan bir kitap olması sebebiyle, William Shakespeare'e ait Hamlet adlı şaheser Yaz Okuma Şenliğinde; 17.,18.,19. yüzyılda yazılmış birer kitap kategorisinde bana da 10 puan kazandırdı :)



4 yorum:

  1. Aaa bu yazı beni çok sevindirdi!! ^-^ Hamlet, yarısını okuyup bıraktığım kitaplardandı maalesef.Yani Romeo ve Juliet'i de okudum ama nedense Hamlet'i bir türlü bitiremedim.İnşallah bu yazı benim için vesile olur da tekrar başlarım.Elimdeki kitap bitince hemen okusam iyi olacak :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhaba :)
      bu yorum da beni çok sevindirdi:))
      ben bayılarak okudum yıllar önce macbet'i ise çok zor okumuştum :) çeviriden memnun kaldığım için zevkli oldu sanırım :) bilhassa bu çeviriden imkanınız varsa bulup okuyun derim ben :) o şiirsel mısralarda kaybolmamak imkansız :) bu sefer beğeneceksiniz biliyorum evet, hemen okuyunn :)

      Sil
  2. Eveet sonunda okudum ve gerçekten çok beğendim. Özellikle arada geçen çok harika sözler var. Kitabı okurken o sözleri Tweet atıp durdum asdfgh :Dd Macbet'i hemen mi okuyum sizce yoksa biraz daha beklemeli miyim? Karar veremedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. oooh mis hayirli olsun :) fosforla cizmeye kalksam guzel sozleri kitabi bastan sona boyamam gerekecegi icin ikinci defa okunacaklar listeme aldim bu daha iyi oldu :) bence biraz ara verin sindirin bunu araya baska kitaplar sokun sonra digerini okuyun ileride insan hatirladiginda karistirabiliyor yoksa :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...